Gezi Parkı soruşturması kapsamında 28 Ocak’ta tutuklanan ünlü menajer Ayşe Barım, cezaevinden sağlık durumuna ilişkin bir mektup kaleme aldı.
Barım, “Bu bir yardım değil, vicdan çağrısıdır” sözleriyle başlayan mektubunda, sosyal medya üzerinden yürütülen iftira kampanyaları sonucu haksız yere suçlandığını, hiçbir şekilde Gezi Parkı olaylarıyla ilgisi olmadığını vurguladı. 213 gündür tutuklu olduğunu belirten Barım, sağlık sorunlarının cezaevi koşullarında ağırlaştığını ifade etti.
Sağlık Durumu Ciddi
Barım, mektubunda 6 ayrı kalp rahatsızlığı, beyninde stentli iki anevrizma ve yeni gelişen bir anevrizma nedeniyle ani ölüm riski altında olduğunu yazdı. Son üç ayda 30 kilo kaybettiğini, kas erimesi yaşadığını ve altı kez baygınlık geçirdiğini aktardı.
Resmi raporların da bu durumu doğruladığını belirten Barım, hem Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi hem de Türk Tabipleri Birliği Bilim Kurulu raporlarının cezaevi koşullarının hastalıkları ağırlaştırdığını ortaya koyduğunu söyledi. “Tutuksuz yargılanabilecekken cezaevinde hayatımı kaybedersem bunun sorumlusu kim olacak?” diye soran Barım, adaletin bir an önce tecelli etmesini istedi.
Davada 30 Yıla Kadar Hapis İstemi
Savcılık iddianamesinde Barım’ın, Gezi Parkı eylemlerinde yurt içinde ve uluslararası alanda algı oluşturmak amacıyla film, belgesel ve video çalışmalarını organize ettiği, bunların bağlı olduğu sanatçılar tarafından sosyal medyada paylaşıldığı öne sürüldü. Ayrıca HTS kayıtlarında Gezi davasının ana sanıklarından Memet Ali Alabora, Çiğdem Mater ve Osman Kavala ile irtibatlı olduğunun tespit edildiği iddia edildi.
Ayşe Barım hakkında “darbeye teşebbüs” suçlamasıyla 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Duruşması 1 Ekim’de görülecek.