Türkiye, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan tarihi eserlerini geri kazanma konusunda son yıllarda uluslararası alanda örnek gösterilen bir modele dönüştü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kararlı hukuki adımları, bilimsel kanıt temelli yaklaşımı ve etkin diplomasisi sayesinde, “satın alınmış eser meşrudur” anlayışı tarihe karıştı.
Bu sürecin merkezinde, 2020 yılında kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı yer alıyor. Başkanlığını Arkeolog Zeynep Boz’un yürüttüğü birim, dünya genelindeki müze envanterlerini ve müzayede kataloglarını anlık olarak izleyerek şüpheli eserleri adeta dedektif titizliğiyle takip ediyor. Anadolu kökenli olduğu tespit edilen eserler için bilimsel verilerle desteklenen hukuki süreçler vakit kaybetmeden başlatılıyor.

Etik ve Hukuki Bir Dönüm Noktası
2017 sonrası ivme kazanan iade süreci, yalnızca eserlerin Türkiye’ye dönmesiyle sınırlı kalmadı; aynı zamanda küresel ölçekte etik bir kırılma yarattı. ABD’den iade edilen Yorgun Herakles heykelinin Antalya’daki alt parçasıyla birleştirilmesi ve Bowling Green Devlet Üniversitesi’nden getirilen Zeugma Mozaikleri’nin eksik parçaları, bu mücadelenin sembol örnekleri arasında yer aldı.
Türk uzmanlar; kaçak kazı izlerinden mineral analizlerine kadar pek çok bilimsel yöntemi kullanarak eserlerin Anadolu kökenli olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, karşı tarafın itiraz alanını daraltan güçlü bir hukuki zemin oluşturuyor.

Türkiye Modeli Uluslararası Alanda Benimseniyor
Türkiye’nin kararlı tutumu, UNESCO nezdinde de yankı bulurken; eser iadelerinin bir “bağış” değil, hukuki bir zorunluluk olduğu anlayışı güç kazandı. Bu yaklaşım, Nijerya’nın Benin Bronzları ve Yunanistan’ın Elgin Mermerleri için yürüttüğü iade süreçlerinde de örnek alındı. Nitekim Benin Bronzları’nın Hollanda’dan Nijerya’ya iadesinde Türkiye modeli referans gösterildi.
Son 8 yılda, toplam 46 yılda iade edilen eserlerin yüzde 34’üne denk gelen 9 bin 134 parça Türkiye’ye geri kazandırıldı. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında binlerce sikke, büyük heykeller ve koleksiyonlar Anadolu’ya döndü. Burdur kökenli Marcus Aurelius ve Septimius Severus heykellerinin iadesi ise bu stratejinin en büyük başarıları arasında yer aldı.

Gündemdeki En Kritik Dosya: II. Selim Türbesi Çinileri
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yakından takip ettiği en önemli dosyalardan biri de II. Selim Türbesi’ne ait çini panolar. 19. yüzyılda restorasyon bahanesiyle yerinden sökülerek Fransa’ya kaçırılan bu eserlerin, bugün Louvre Müzesi’nde sergilendiği biliniyor. Bakanlık, çinilerin Türkiye’ye ait olduğunu somut belgelerle ortaya koyarken, “iyi niyetle satın alındı” savunmalarına rağmen iade talebini kararlılıkla sürdürüyor.
En Çok İade Yapılan Ülkeler
Türkiye, bugüne kadar en fazla eseri Almanya’dan geri aldı. Resmi verilere göre iadelerin ülkelere göre dağılımı şöyle:
- Almanya: 8.653 eser
- İngiltere: 3.712 eser
- Hırvatistan: 3.088 eser
- Sırbistan: 1.865 eser
- ABD: 1.328 eser
Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma konusundaki bu kararlı ve sistematik mücadelesi, uluslararası alanda “Türkiye modeli” olarak anılmaya devam ediyor.








