Hollywood’un efsane isimlerinden Bruce Willis için dikkat çeken bir karar alındı. Uzun süredir ağır nörolojik hastalıklarla mücadele eden usta oyuncunun, vefatının ardından beyninin bilimsel araştırmalara bağışlanacağı açıklandı.
Bu karar, Türk edebiyatının unutulmaz ismi Ömer Seyfettin’in ölümünden sonra tıp dünyasına farkında olmadan katkı sağlamasını hatırlattı. Seyfettin, kısa yaşamına sayısız eser sığdırırken, bedeniyle de dönemin tıp eğitimine hizmet etmişti.
Ömer Seyfettin’in Trajik Sonu ve Tıbba Katkısı
Türkçülük akımının öncülerinden ve modern Türk hikâyeciliğinin kurucularından olan Ömer Seyfettin, henüz 34 yaşındayken o dönemde yeterince tanınmayan şeker hastalığına yakalandı. İnsülinin keşfinden önce yaşanan bu süreçte, yanlış tedavi yöntemleri hastalığını daha da ağırlaştırdı.
23 Şubat 1920’de Haydarpaşa Hastanesi’ne kaldırılan Seyfettin, 6 Mart 1920’de hayatını kaybetti. Kimsesiz sanılması nedeniyle naaşı tıp fakültesi öğrencileri tarafından kadavra olarak kullanıldı. Böylece Seyfettin, eserleriyle edebiyata; bedeniyle ise tıp bilimine katkı sağlayan nadir isimlerden biri oldu.
Bruce Willis’in Sağlık Mücadelesi
Aksiyon filmlerinin unutulmaz yüzü Bruce Willis, son yıllarda bilişsel yetilerini ciddi biçimde etkileyen sağlık sorunlarıyla gündeme geldi. İlk olarak afazi teşhisi konulan oyuncu, bu nedenle oyunculuk kariyerine veda etmek zorunda kaldı.
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte Willis’e frontotemporal demans tanısı konuldu. Kızı Tallulah Willis, babasının durumunun geri dönüşü olmayan bir aşamaya geldiğini kamuoyuyla paylaşmıştı.
Aileden Anlamlı Karar
70 yaşındaki Bruce Willis’in eşi Emma Heming, oyuncunun vefatından sonra beyninin tıbbi araştırmalar için bağışlanacağını duyurdu. IMDb News’te yer alan bilgilere göre bu karar, nörolojik hastalıkların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamak ve benzer hastalıklarla mücadele eden ailelere umut olmak amacıyla alındı.
Sanattan Bilime Uzanan Bir Miras
Bruce Willis, kariyeri boyunca sinema dünyasında iz bırakan yapımlara imza atarken, yaşamının sonunda bilime katkı sağlayacak bir miras bırakmaya hazırlanıyor. Tıpkı Ömer Seyfettin gibi, Willis de ardında yalnızca eserlerini değil, insanlığa hizmet edecek bir bilimsel değeri de bırakmış olacak.








